DELİL İSTEYEN  NASİPSİZ,
188 TANE ABD SENATÖRÜ DE YETMEZ  Mİ  


Aziz Milletimin üzerinde oynanan oyunlar binlerce yıldır, Anadolu’yu vatan edindiğimizden beri de üzerinde çevrilen tezgâhlar da hiç aralıksız devam ediyor. 
Sadece son 5 yılı gözden geçirirsek :
Bir nesil ki; çalışkan, en küçük bir kötü alışkanlığı yok, konuşurken bile Peygamber sünnetine uygun olarak konuşur, her biri samimî vatansever, hepsi yazar-okur- eğitir-dinler-sorar, ahlâkî değerleri zirvededir, millî teknoloji ve bilimi hep ileriye ve yükseklere çıkarma gayretindedir...
İşte böyle erdemlerle mücehhez pırıl pırıl bir nesil,Ülkemin ufkundan 1970’li yıllardan itibaren zuhur etmeye başlamıştır. Bu vasıflara haiz nesili ve kadroları kim bağrına basmadıysa, bilin ki bu mükemmel görünümlü insanların taşıdığı millî ve manevî değerlerle  barışık olmayanlar ve sorunlu olanlar idi. Nitekim de öyle olmuştur. Halkımızın manevî değerleri ile barışmanın bir “zorunluluk” olduğunu fark eden rahmetli B.Ecevit, bu kadrolar ile ilk köprü kuranlardandır ve bu sebepledir ki, içinde bulunduğu çevrelerden çok düşmanlıklar kazanmıştır.
Az gittik uz gittik; bir baktık ki biz yine İttihat-Terakki de olduğu gibi bir kez daha  ve çok fenâ bir şekilde çarpılmışız. Nasıl ki; 125 yıl önce,elimize verilen “TURAN ÜLKÜSÜ”, Osmanlı Vatanı ve aziz Milletimiz için Büyük Britanya-Almanya ve bunların da üstündeki Emperyal güçlerin (Siyonizm’in) elinde ölümcül bir ZOKA haline getirilmişse bu “ ADANMIŞ RUHLAR ” da aynen,
aynı güçlerin günümüz versiyonları tarafından; düşünme - muhakeme etme- sorgulama -iz’an gibi melekeleri  YOK EDİLEREK Milletimize ve Vatanımıza karşı maşa, manivela ve oyuncak haline getirilmiş , aziz Milletimiz bir kez daha derinden yaralanmıştır. Ülkemiz ve Devletimiz ; “Melek görünümlü” fakat aklını-fikrini okyanus ötelerine teslim etmiş, Haşhaşî Fedailerini anımsatan bu kadrolar tarafından çok sinsi ve insanlık tarihinin en mükemmel kamuflaj usülleriyle, Makyavel’i dahi kıskandıracak çirkin tezgâh ve yıkımlar yaparak adım adım işgal edilmiştir. Milletimiz tarafından FETÖ şeklinde isimlendirilen Baştezgâhtarın isimlendirdiği şekliyle “ Adanmış Ruhlar ” gerçekte de “ Aldatılmış Ruhlar ” olan bu kadrolar, öylesine robotlaştırılmıştır ki, kayıtsız şartsız sadece bir merkeze bağımlı kalmış ve hangi delili getirirseniz getirin inanmamayı ÎMAN haline getirmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığının bütçesi, tarihinde ilk kez bütün bütçelerin üzerine çıkarıldığı bir döneme gelmişiz, fakat ; Devletin 1 milyon öğretmen - 630 bin derslik hacmindeki eğitim ordusu, AB’de örneği olmayan DERSHANELERin paletleri altında ezilmekten kurtulamamıştır. Bu “TEPEGÖZ MANTIKLI ÇARK” Hükûmet tarafından durdurulmaya yönelindiği andan itibaren “ALDATILMIŞ RUHLAR”ımız; Siyasî iradeye, Devlete ve hattâ Millete savaş açmıştır. Öyle bir savaş ki, N.Makyavel’in felsefesini dahi sollayan bir anlayış sergileyerek sürdürülmektedir.
 
“ALDATILMIŞ RUHLAR”ımız, ADAK KURBANI haline getirildikleri merkezden gayrı hiç bir şeye inanmaz şekilde proğramlandıklarından  “ VATANA İHANET” suçunu işlediklerinin ve bu suçu işleyenleri göremediklerinin dahi farkına varamamaktadırlar. Özetleyerek göz atarsak :
-  “One Minute” Vak’asına müteakip Kasım 2011 yılında İsrail Milli Savunma Bakanının (açık ve örtülü tüm düşmanlarımızın ezberlerinin ilk defa bozulduğu atama olan) MİT’in başına getirilen bürokrat hakkında sarf ettiği  edepsiz ve saygısızca ifadeleri ihbar kabul edercesine
7 Şubat 2012 tarihli “Işık Evleri” çıkışlı yargıçların operasyonunun arka planını görememek,
-  Tamamen Uluslararası karasularda ve 19 ülkenin yurttaşının bulunduğu Mavi Marmara insani yardım gemisinin İsrail tarafından küstahça ve vahşîce basılmasına rağmen Gazze’den, Türkiye’den ve Uluslararası İnsani Yardım Gönüllülerinden  yana olmak varken  devletimizi suçlayarak terör devletinden yana tavır almak ve bu devlete “ Güneydeki Dost Güç” demek,
-  Siyonizmin finansörü ve Uluslararası yıkım operatörü SOROZ  finanslı Gezi Kalkışmasında bilumum Türkiye ve Mili Egemenlik düşmanları ile iç içe, omuz omuza ve kol kola olmak,
- Alternatif Boğaz, dünyanın en büyük havaalanı, Boğazı İstanbul trafiği için  yol geçen hanına geçirecek onlarca muhteşem projelerin düşmanlığını da içine alan 17/25 Aralık 2013  tarihli ve yine mâlûm evlerde yetiştirilmiş yargıçların Yargı Darbesinin arka planını görememek,
- 1955 yılında Özel Harp Dairesi  Yetkilisi  Kur.Yarbay A.Türkeş’e, ülkemizden 4.000 km ötelerdeki Cezayir’e gıda, ilaç ,silah ve eğitim subayı yardımı emri verilirken ve bu emir tereyağından çatal çekercesine 10 gün içinde yerine getirilirken bugün bitişiğimizdeki Suriye yangınına seyirci kalmamak adına oradaki Türkmenlere ve Türkiye’ye yakın güçlere gönderilen yardımları taşıyan MİT Tırlarını; aynı kaynaktan gelen, önündeki albayı vahşîce harcayarak general olan bir şahsın organizatörlüğünde aynı vasıftaki bir C.Başsavcısı ve Albay tarafından durdurarak düşman oldukları siyasiyi (RTE’ı)  Uluslarası yargı önüne taşıyabilmek uğruna Devletimizi dünyaya teşhir eden katmerli ihanet olayını görememek, fark edememek,
- Vatan Caddesinde tankın içinden çıkarılan Haşhaşilikten tard edilmiş polis şefi dahil yüzlerce aynı kaynaklı tipin varlığına rağmen 15 Temmuz darbe girişiminin arka planını görememek, inkâr etmek ve akıl almaz yalanlara sığınmak ve hâlâ , Devletimizin 5000 yıllık  devlet aklını ve tecrübesini hafife almak....
Islah olmaları için  güneş kadar gerçek tüm bu olup bitenlere inanmayan nasipsiz ..!..
Biliyorum;şu söyleyeceklerime de inanmayacaksın ve mutlaka bir bahane bulacaksın:
Dünyada sadece son  50 yıla göz atarsak nice insanlık ve demokrasi dışı hukuk katliamları yapıldı. Dünyadaki ve özellikle Ülkemdeki darbelerin tümü ABD kurguludur. Bu darbelerin madur ve masum kurbanları olan  A.Menderes ve arkadaşlarının îdamı hukukî miydi, Musaddık’ın kurşuna dizilmesi hukuki miydi ? Sadece örnekleme olması amacıyla bir kaçını sıralarsak : Yusuf Aslan’ın , Mustafa Pehlivanoğlu’nun, Erdal Eren’in, Halil Esendağ(Arkadaşım)’ın... idamları hukukî miydi,  28 Şubat ve daha nice  maduriyetler hukukî miydi?
27 Mayıs,12 Mart ve 12 Eylül yargılamalarında kaç ABD’li senatör yargılamaları izlemeye geldi, hiç...!?  Pekiiii..!!! 188 tane ABD Senatörü, kendini Mehdî olduğuna inandırmış Sapkın için, nasıl oluyor da  ABD Parlementosuna ve Devlet Başkanına baskı kurarak Türkiye’nin ipinin çekilmesi için ültimatom veriyor ? Herhalde bu sahte Mehdî’nin kara kaşı, kara perçemi ve kara gözü  için değil... Elbette ki;  tüm dünyada çok mükemmel bir  " Atlama Tahtası "  olduğu için...
Eğer hâlâ göremiyor ve ayıkmıyorsanız size,  Allah cc. , 2 iyilikten birini bahşeyler inşallah.
Ve artık, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üzerinde en küçük bir suç aranamaz.
Zira; “Vatana İhanet” suçunun “ama”sı, “fakat”ı olamaz.
Ve esasen, uyanmak isteyen için bunca söze ve güzâfa da ihtiyaç yoktur. Bir cemaat önderi ki; İslâm’ın ilk emri  “ Oku !” olduğu halde tüm mürıtlerine ve mensuplarına medyayı okumayı ve izlemeyi yasaklıyor.Sadece bu talimat dahi  hipnoz edilmemiş bir akıl için olup biteni anlamaya ve anlatmaya kâfîdir.
Kapalı kutuya hapsedilme anlamı taşıyan böylesi bakış tarzından ve zihniyetten kurtulmaya çalışmamak , ruhen de ölmüş olmanın diğer adıdır.
Ves-selâm....
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.