Ak Parti Genel Başkanı Kim Olmalı?

AK Parti MKYK sında alınan karar gereği 22 Mayıs 2016 tarihinde olağanüstü konngreye gidiliyor. Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu genel başkanlığa yeniden aday olmayacağını açıkladı. Yani resmen görevi bırakacağını deklara etti

Ahmet Davutoğlu akademyadan gelen bilge bir kişilik, siyaset uzmanı zarif ve samimi bir insan. Ak Parti hükumetlerinin dış politaksınının ana eksenini oluşturan gerek müsteşarliği gerekse bakanlığı döneminde dışişlerinde devrim niteliğindeki gelişmelere imza atmış birisi.
Fakat başından beri Davutoğlu başbakanlık koltuğunu bir türlü dolduramadı. Hep bir şeyler eksik kaldı. Zaman zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan'la uyum sorunu yaşadığı kulislere yansıdı. Örneğin Hükumetin HDP ile Dolmabahçe buluşması Erdoğan'la aralarındaki en önemli çatlaklardan birydi. Sonra terör olaylarına açık destek veren HDP li milletvekilleri ile ilgili dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki gecikmeler tabanda önemli rahatsızlıklara yol açtı. Diğer taraftan akademisyen olduğu için halkın seviyesine gereği gibi inememe eksikliği ve bütün bunlar Davutoğlu'na karşı önemli baskıları da beraberinde getirdi. Yol arkadaşlarım dediği insanlardan da gerekli desteği göremeyince olan oldu.

Ak Parti eğer süpriz yaşanmazsa başbakanlığı üstlenecek olan yeni genel başkanını belirlemiş durumda. Kongreye tek adayla gidileceği kesin! Siyaset kulislerinde iki isim üzerinde durulduğu söyleniyor ama kafalardaki isim belli o da Ulaştırma Bakanı Bin Ali Yıldırım'dır. Favori gözüken diğer isim ise Numan Kurtulmuş olduğu yönündedir

Numan Kurtulmuş getirilirse Ahmet Davutoğlu'ndan pek farklı olmayacaktır. Çünki Kurtulmuş'ta bir akademisyendir. Akademisyen olmanın siyasette dezavantajları vardır. Onlar teorisyen oldukları için daha çok müsteşarlık yapmaya müsait insanlardır. Yani masa başı insanıdırlar arazi insanı değildirler.  Oysa ki ülkemizde siyaset yaparak başarılı olmanın yolu pratisyen olmak ve hep arazi de bulunmaktan geçmektedir. Yani sahaya gereği gibi inmeden bu işler olmuyor Akademisyenler teorisyen oldukları için daha çok masa başı kararları almakta başarılı olabilirler. Bu özellik genellikle halkın seviyesine inmeyi zorlaştırır ve halkın gündemine yeterince eğilmeyi engeller. Recep Tayip Erdoğan'ı başından beri halkın gözünde efsane kılan özellik; halkın seviyesine inmeyi bilmesi ve onlarla oturup bir yer sofrasında yemek yiyebilmesi, zaman zaman süpriz yapıp taksi duraklarına uğrayarak onlarla çay içip dertlerini dinlemesi en önemlisi de halkın diliyle konuşabiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. 

Yakın tarihimiz de şunu göstermiştir ki; halk kendinden olan kendisi gibi düşünen, kendisi gibi konuşan ve sözünün eri olan siyasetçileri desteklemiş ve baştacı yapmıştır. İşte Bin Ali Yıldırım da halktan birisi. Yaptığı espriler az konuşup çok çalışkanlığı tabir yerindeyse Türkiye'yi havada, karada, denizde uçuran başarılı bir arazi ve saha insanıdır. Bundan dolayı gerek parti tabanında gerekse genel halk nezdinde sevilip takdir edilen bir kişiliğe sahiptir. Ayrıca şimdiye kadar Cumhurbaşkanı Erdoğanla olan uyumlu çalışması genel başkanlığı ve başbakanlığı hakettiğini gösteriyor. Erdoğanla uyumlu çalışmayan hiç kimse başarılı olamaz. Çünki Türkiyen'nin bu günki kazanımlarının tamamında Erdoğan'ın imzası var.

Bin Ali Yıldırım'ın başarılı bir başbakanlık yapacağından emin olduğumu söylemek isterim. 
Görelim Mevlam neyler neylerse güzel eyler. Ülkemiz için şimdiden hayırlısı olsun.

Selam ve dualarla Allah'a emanet olun
YORUM EKLE