AMASYA'YI GERÇEKTEN SEVİYOR MUYUZ?    

    "Sevmek inanmaktan daha güçtür" derler.Gerçekten sevmek bu kadar güçmü, acaba?Elimizde mikrofon sokak roportajına çıksak ve sorsak; Amasya'yı seviyor musun?
Amasya'daki kültürel varlıkları seviyormusun? Korunmasını istiyor musun?
Amasya'nın turizmine hizmet verecek yeniliklerin yapılmasını ister misin?
    Bu soruları çogaltabilir ama bu sorduklarımıza alacağımız cevaplar kamera,mikrofon karşısında hep olumlu olacaktır. Ama roportajın ardından az önce sevdiğini istediğini ifade ettiği şeylerin gereksiz olduğunu söyleyecek bir sürü hemşehrimizin çıkacağına ismim gibi eminim.Amasya'da alıştık artık.Elini ayagını uzatmaktan çekindiği her yere dilini rahatlıkla pervezsızca uzatanlara.
    Bunları neden yazıyorum. Amasya'da oy verdik veya vermedik; destekledik veya desteklemedik., seçilmiş bir başkan var ama gördüğüm kadarı ile biraz sıra dışı bir başkan.Amasya'yı ben değil biz yönetelim diyor. Herkesi her fikri dinliyor.Amasyalı ile sohbet toplantıları düzenliyor. Sorunları söyleyin birlikte çözüm üretelim diyor.Amasya' da 100 proje başlattım diyor destek istiyor.Ne yapıyoruz? Sohbet toplantılarında sorunları ihtiyaçları söyelemek yerine sadece dinliyor soru sormaya adeta korkuyoru.Başkan anlatıyor projeleri dinliyoruz dışarı çıkıp dedikoduya başlıyoruz. Efendim nostaljik tramvay olurmuymu? Ne gerek varmış? Trafik zaten sıkışıkmış? gibi bir sürü bahane. Eleştirilerde haklı olabilirsiniz ama eleştirmeden önce kendimize bir soru sormamız gerekir.
    - Nostaljik tramvay, Marka otel,teleferik vb.bazı yatırımlar yenilikler Amasya'ya yakışırmı? 
    O birilerini bilmem de benim açımdan Amasya'ya nostaljik taramvayda yakışır, teleferik te yakışır,5 yıldızlı otel de yakışır. her ne kadar birileri yakıştıramasa da...
    Sözün kısası Başkan Sarı ; Amasyalının menfaatine uygun olmayan,Kanunlara uygun olmayan ve Allah'ın rızasını almayan hiç bir projeyi onaylamam imza atmam diyor. Gelin karşı çıktığınız projeleri birlikte tartışalım çözüm üretelim ama dedikodu üretmiyelim diyor, kısaca....

    ÇAM AGACIM MI? DEMİR AGACI MI?

    Kent peyzajını agacı olamadığı halde kentte dikilen bizlerin çam diye bildiği bazı agaçların aslında demir agacı olduğunu eminimki çoğunluğumuz bilmiyoruz. Yanlış mekanlarda yanlış yerlere dikildiği halde kesilmeye kalkılsa hemen agaçseverler ne hikmetse orada bitiyor.Hayatında agaç bayramı hariç cebinden para verip bir fidan alıp dikmemiş bir sürü insan agaçlar kesilmesin diye yürüyüşler yapıyor da... Özellikle kaldırımlarda artık bırakım özürlü vatandaşlarımızı sağlam vatandaşlarımızın geçişlerine engel olan bir çok agaç kök yapısı itibarı ile alt yapıyada zarar verdiğini nedense hiç düşünmüyor. Arsasındaki agaçları bina yapılacak rant elde edeceğim kestiren kentteki agacın hamisi oluyor. Amasya turizm kenti. BUrasını fotografları ve doğal güzelliği cazip kılıyor. Gün itibarı ile Türkiyede görülmesi gerekli huzur veren 20 il arasına girdi. BU bize yetmemeli. Kentimizde peyzajdan trafiğine kadar her alanda daha fazla çalışmamız gerektiğini gösteriyor. 1996 yılında Amasya'da dikilen çıta 2008 yılına kadar devamlı yükseltirdi. Yaklaşık 12 yıldır yerinde sayan biraz da aşağı çekilen çıtanın tekrar yükselme ivmesine yaklaştığını görüyoruz.Her kurum üzerine düşeni yapmalı ve başlatılan hamleler kağıt üzerinde kalmamalı ve kurumlar birbirlerine suç atmamalı.Amasya' ya hizmet için geldim diyen kurum amirleri artık hizmete başlamalı.Kültür turizmi için kentimize gelen konuklarımızdan  kültürel değerlerimizi saklamamalı aksine onları tüm ihtişamları ile göstermemiz gerekir.BUndan üç yıl önce kültür müdürlüğünce başlatılan fakat bir türlü tamamlanmayan projeler gibi güdük bırakılmamalı. Her kriz bir fırsatın  anahtarıdır. Biz de bu sene geçen kötü kriz dönemi sonrası için çalışmalı ve önmüzdeki sezon Amasya'da gerçek bir turizm patlaması yaratmamız gerekir. Çünkü bir ülkeyi bir kenti digerlerinden ayıran en önemli özellik kültürel mirasıdır. Kültürel  miras alanları, artık insanlığın ortak mirası kabul ediliyor. Bu nedenle, kültürel mirası korumak artık uluslar ötesi bir nitelik kazanıyor. Uluslararası iş birlikleri çoğalırken, farklı ülkeler bu alandaki deneyimlerini paylaşıyor ve karşılıklı öğrenme platformlarının oluşturulması için çalışıyor.Amasya'da bu çalışma yıllar önce ulusal düzeyde Safranbolu MYO ve uluslararası düzeyde Japonya Tokyo üniversitesi ile gerçekleştirerek kültürel mirası koruma adına koruma amaçlı imar planı çalışmalarını başlattı.Tekrar bu hamlelere başlayabilir ülke içinde dışında Amasya' yı hakettiği yere taşıyabiliriz.Bunun için tek şart artık el ele verme zamanın geldiğidir.2021 turizm sezonuna kadar bir çok şeyi başarmak zorundayız.Yoksa yıllardır beklediğimiz Organize sanayi gibi ucundan tutup bir hayli yol aldığımız ve bacasız sanayi dediğimiz turizmimizi de kaptıracağız, benden söylemesi...

YORUM EKLE