“Batılılardan nefret ediyorum, Amerika’dan nefret ediyorum; ama daha çok Amerika’nın vicdanına sığınan Müslümanlardan nefret ediyorum.”

Bazı kör olmuş, menfaati vatan sevgisini aşmış, sadece bedeni görünen, kendini medeni zanneden karanlık beyinlere bir nebze ışık saçması umuduyla bu yazımı kaleme alıyorum.

Sorsak herkes vatansever. Lakin durduğun yer, konuştuğun dil, takındığın tavır, yaşadığın hayat düşmanla aynı özellikleri barındırıyorsa kusura bakma ne vatanseversin ne de Türksün sen menfaatinin esiri olmuş, kapitalist sistemin bir maşasısın. Bu yaklaşımın gaflet değilse ihanet içerisindesin.

Geleliyim Reza Zarrab kumpasına…

Bu olayın yok şöyle yanı var, yok böyle yanı var diyerek fazla beyin fırtınası yapmaya gerek yok. Sahte bir mahkeme ve önceden kurgulanmış, sadece beklenen zamanın tecelli etmesiyle açığa çıkmış ABD ajanı itirafçı yapılmış. Bilmem kaç milyon dolar bilmem ne bakana vermiş. Bunlar işin hava civa kısmı. Belli ki 17 25 Aralık kumpasını hazırlayanlar Reza Zarrab’da bu günler için hazırlamış. Türkiye’nin Ortadoğu’da ve daha birçok yerde ABD’nin politikalarına çomak sokacağı, petrolün rahat rahat kullanılmasına izin verilmeyeceği önceden öngörülmüş. Türlü darbelerle dize getirilemeyen bir Erdoğan karşılarına çıkınca belirlenen tiyatro sahneye konulmuş. Ve bu yüzden Direkt Türkiye’yi mahkum etmek için kurgulanan bu senaryoda Hakim Richard Berman ise hakim rolünü gayet iyi bir şekilde yerine getiren, adilane bir oyuncu(!) aynı zamanda 2014 yılında fetö sempozyumuna katılan kumpasçı hakimlerin ve savcıların tutuklanmasını eleştiren bir bilge(!) sözde davanın takipçileri ise firari fetöcüler. Pişkinlikleriyle orada da tam gaz ihanete devam ediyorlar. Neyse! Onlar vatan haini olduğu için gerekeni yapıyor ya içimizdeki vatansever görünümlülere ne demeli?

Ve can alıcı nokta ise basına yansıdı. İşte o haber Hakan Atilla'nın avukatları tarafından yazılan bir mektuba yer verdi.

Yargıç Richard Berman'a yazılan mektupta Atilla'nın avukatlarının, 15 Eylül 2016'da Zarrab ile Ahad isimli bir şahsın telefon görüşmesine yer verildi. Söz konusu telefon görüşmesinde, Sarraf'ın ihtiyaç durumunda hapisten dışarı çıkmak ya da daha az bir ceza almak için yalan söylemeyi Ahad isimli kişiyle konuştuğu aktarıldı.

Savunma avukatları tarafından yazılan mektupta, "Sarraf, daha az ceza almak için bir ifade uydurmak konusunda istekli olduğunu ifade ediyor"cümlesi kullanıldı.

Neymiş efendim. kumpassss

Bu konuları malum zihniyetin takdirlerine bırakıyorum. Her gün, her an yalan dolan belgeleri havada sallayan, sonra kendisi havada kalan şahsiyetin arkasından giden ve onun her yalanından medet uman lakin umduğunu bulamayan çağdaşcıkların(!)takdirine bırakıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza menfaatleri elinden gittiği için düşman kesilen bilgeciklerin güya adaletseverlerin takdirine bırakıyorum. Takdirine bırakıyorum lakin takdir edecek yanları kızaracak yüzleri kalmamış. ABD’nin kurgulamış olduğu belki on yıllar önce kurgulamış olduğu bu tiyatroya ben en iyi oyuncuyum diyene taş çıkartacak şekilde alet olmaları takdire şayan(!) yani sen kime hizmet ediyorsun? Sorusu ilk defa bu kadar havada kalır mı? Cevabı o kadar net ve ihanetçe ki havada kalıyor. Evet, Müslüman kardeşim uyuma artık gör gerçeği. Daha ne bekliyorsun ülkene Amerika ve tüm dünya saldırıyor. Birlik olup Müslüman dünyanın bayraktarı olan Türkiye’mizin; devletiyle, milletiyle hala ayakta dimdik olduğunu göstermenin başka fırsatı var mı? Oyun o kadar net ki oyunu anlamamak için ya gaflettesin ya da ihanettesin. Müslüman bir delikten bir kere sokulur. Tarihte Osmanlının son demlerinde bunlar bizi aynı tuzağa düşürmedi mi? Abdulhamid uyuyan devi uyandırdığında, payitahta bombalar patlatıp halkı tedirgin etmedi mi? Tedirgin olan halka hürriyet aşısı adı altında tıpkı gezi olaylarında olduğu gibi halkı sokağa döküp padişahın istifası istenmedi mi? Tarihten bir kere bile ders almayı düşünmüyor musunuz? Düşünmüyorsanız ya gaflettesiniz ya da ihanette… Peki neden bu olaylar böyle dönemlerde tırmanıyor diye aklınıza sormuyorsunuz. Ülkem hiç olamadığı kadar yerli ve milli de ondan… Bunları fark etmemenize menfaatiniz mi el vermiyor yoksa Erdoğan nefreti vatan sevginizi mi aştı?

Haçlı zihniyeti her zaman dönemin şartlarına göre taktik geliştirir ve zamanı gelince işe koyulur. Ülkemizde ne zaman Müslüman temayüllere göre hareket eden biri gelir, o zaman haçlının Müslümanların sevdiği bu yönetimi Müslümanlardan nefret ettirerek hal ettirir. Ve Müslümanlar hala direniyor nefret etmeden sevgileri kat be kat aratarak devam ediyorsa, ikinci plan devreye sokulur ve bizim inancımıza ters olan bir hareketi iftira olarak atar ve medyasıyla bunu halka pompalar ve siz farkına bile varmadan ağlarına düşersiniz. Tıpkı Menderes’i asma olaylarından önce yaşananlar gibi. Tıpkı kayıp trilyon iftirasıyla Boşnaklara yardım eden Erbakan hocanın olayı gibi. Tıpkı 1725 Aralık kumpası gibi…

Bunlar iki yüz elli kişinin şehit iki bin kişinin gazi olmasına sebep olan darbe girişimin failleri değil mi? Ve bu soru bir köşede dursun. Benim hazmedemediğim asıl nokta kendine Müslümanım diyen bir topluluk nasıl olurda milyonların katili olan bir Ülkenin adaletine sığınır! Eş zamanlı olarak ülkemizdeki işbirlikçileri ile harekete geçerek kurgulanmış belgelere nasıl inanır. Sahi ya siz aydındınız! Siz okuyan kesimdiniz! biz her söylenene inanarak kafa sallayanlardık!

Ekomomi

Beyler bayanlar ülkemiz dört bir koldan kuşatılmış vaziyette. Ve bunu bertaraf etmek için büyük bir savaş vermekte. ‘efendim ekonomi çok kötüye gidiyor gidişat iyi değil’ diyecek kadar rahatsın, sorumsuzsun. Senin ülkende hem de halkının yüzde doksan dokuzu Müslüman olan ülkende kapitalist bir şekilde harcama yapacaksın kara Cuma kampanyalarının yapıldığı günlerde çıldırmış gibi para saçaksın sonra kalkıp efendim ekonomi kötüye gidiyor diyeceksin. Ekonomi kötüye falan gitmiyor sen Müslümanlıktan uzaklaşıyorsun. Ekonomi kötüye falan gitmiyor çünkü sen sıcacık evinde sıcacık çayını yudumlarken senin ordun Suriye’de, Kuzey Irak’ta, Güneydoğu’da, Somali’de ve daha bilmediğimiz dünyanın dört bir yanında dünya ile çarpışıyor sen bunun farkında bile değilsin…

Ülkem böyle bir kurtuluş ve millilik savaşı verirken sen karşı tarafta isen gaflet değilse ihanet içerisindesin…

Not: ikinci tekil ve çoğul şahıslara atfen yazılmış bir yazıdır. Onlar kendilerini iyi bilir.

Selam ve dua ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halime 2017-12-07 08:48:36

Bilgilendirme için teşekkürler