• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Amasya 22° AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI
  • BİST %-2.22 1,13
  • DOLAR %1.14 8,28
  • EURO %0.71 9,74
  • ALTIN %20:14 500,97

Merzifon’da düğünler nasıl yapılırdı

ÜÇ NESİL BİR DEVİR MERZİFON Bu hafta çok güzel bir roman geçti elime. Roman dediysem tamamen yaşanmış bir hikaye.

Bu güzel romanı edinmeme vesile olan Haydar Köse Abi’ye öncelikle çok teşekkür ediyorum. Beşyüz sayfalık romanı büyük bir zevkle okumaya başladım.
Kitabın ismi Üç Nesil.
İlhan Tarhan Önal’ın yazdığı güzel bir roman.
Bunu daha da güzel kılan farklı bir özelliği daha var bizleri ilgilendiren. Romanda anlatılan hayatlar Merzifon’umuzda geçiyor.
Yüzyıl öncesi bir zamanın öykülerini halktan seçerek roman kahramanlarının aracılığıyla yeni nesle aktarma çabası
ile yazılmış.
Merzifon’muzda geçmişte yaşayan insanlarımızın ayakta ne şekilde durabildiklerini ve nasıl yaşadıklarını kendi ağızlarından anlatmaya çalışıyor. Bu romanda tarihi gerçeklere halkın dilinde yaşadığı şekli ile yer verilmiş.
1878 Rus harbi sonrası Merzifon’u ;
o zaman ki gelenek ve göreneklerimizi, halk kültürünü gözler önüne seriyor. Sanırım memleketimiz ile ilgili köşe yazılarımda bu romanda geçen hatıralardan hep esinleneceğim. Mesela bu yazımızda geçmişte Merzifon’umuzda düğünlerin kına geceleri nasıl olurmuş aktaralım. Günümüze ulaşan bazı adetleri hala mevcut.
Merzifon Töresinde çeyiz serildikten sonra bir hafta oğlan evinde düğün dernek kurulurmuş. Bu eğlence çarşamba günü ikindi zamanı son bulur, damat ve arkadaşları kız evine kına götürürmüş. Kına alayında kınanın yanında bir altın lira bulunur, bir de damadın komşusunun kümesinden çaldığı besili horoz.
yol boyunca bu horoz gençlerin elinde oyuncak olurmuş
Gelin evine gelindiğinde gelin sokağı görecebileceği bir pencere önünde oturur, dışarıdan görünmeyecek şekilde gençlerin halayını ve eğlenmesini seyredermiş. Damat pencerenin önünde horoz elinde horon teper oynar sonra da horozun kafasını koparıp, gelin kızın seyrettiğini bildiği pencereye fırlatır atarmış. Gelinin anası veya en yakını bir tepsi ile dışarı çıkar ve horozu alıp getirir temizleyip pişirip kına yakıldıktan sonra damat ve arkadaşlarına ikram edermiş.
Bu arada kızlar ve gelin içeride damat ve genç arkadaşları dışarıda güler oynarmış. Önce kız evi artanıyla da damat ve arkadaşları kına yakarlarmış. Gelin kına yakılırken altın lirayı avucunda tutup iyice sıkar, izi avucunun içine çıkarmış. Kına çözüldüğünde, bu lira damada götürülür ve ödül alınırmış. Aynı kınayla damadın eli de kınalanırmış. Sinsin ateşinin sönmeye yüz tutmuş aydınlığında damat ve arkadaşları horozlu pilavı şerbet veya ayran eşliğinde afiyetle yermiş.
Alşı dedikleri lades kemiği damat tarafından kırılır ve sinsin ateşinin ortasına atılırmış. Diğer kemikler eksiksiz tepsinin ortasında toplanarak gelinin yakın bir akrabasına teslim edilirmiş. Bu yakın akraba kemikleri bahçenin bir yanına gömer, çocukların daha önce pencere altında bulup getirdikleri kafayı da göbeğin üzerine dikermiş. Damat ve arkadaşları köylerine dönerlerken kız evinde ağıtlarla türkülerle sabah ezanına kadar oturulurmuş.
Üç nesil ve bir devir.. Önümüzde ki yazılarımda devam edeceğim inşallah. Kalın sağlıcakla..
Fatih Sütcü

0 0 0 0 0 0
    SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Sıradaki haber:

    Tokat yeni havalimanı projesinde sona gelindi! Milyonlara büyük kolaylık sağlayacak

    Hızlı Yorum Yap

    0 0 0 0 0 0
    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    366.208

    VAKA

    317.519

    İYİLEŞME

    9.950

    ÖLÜM

    48.689

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    43.903.048

    VAKA

    29.730.695

    İYİLEŞME

    1.166.127

    ÖLÜM

    14.172.353

    AKTİF VAKA

    Yazarlar
    Video
    Galeri

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Ajans05 Haber'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Ajans05 Haber'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.