İçinizden doktora yapmak gelirse

Şöyle bir durun, çünkü önünüzde uzun bir maraton var, araştırmak, keşfetmek, bilime yenilikler kazandırmak değil aksine sizi çileden çıkaracak olan prosüdür krizleri.
Önce bir üniversite buluyorsunuz doktora öğrencisi almak isteyen bir bölüm ya da size uyabilecek. Sonra ales ve dil sınavlarından yeterli puanı almış olarak başvurursunuz ve bir heyetten geçersiniz acaba bölüme ne kadar aşinasınız diye, bilime değil bölüme. 
Çünkü önemli olan bölümde verilmiş dersleri iyi ezberlemiş olmanız bilime yeni ne katkı sunacağınız değil. 

Tebrikler mülakatı geçtiniz es kaza, çünkü bazen başarılı da olsanız geçemeyebilirsiniz, eğer proflar doktora için bu dönem 3 öğrenci yeter demişlerse.. 

Ögrenci işlerinde kaydınızı tamamlayıp gelin bakalım buraya ders görmelisiniz bir sene, ama bölüme aşinaydım mülakatta geçtim, olsun fazla aşinalık göz çıkarmaz!
Dua edin ki farklı bir bölümden gelmiyorsunuz, o zaman iki yıla çıkar ders döneminiz ve ders döneminizde bazen size çokça bildiğiniz dersler de verilebilir, yani bildiğiniz halde tekrar bilmeniz gereken, çünkü dedik ya çok bilmek göz çıkarmaz. 
Velhasıl kelam bir sene veya iki senenin ardından hala yeterli değilsiniz doktora için, neden? Neden olacak, yeterlilik sınavına girmelisiniz de ondan! 
O da neyin nesi! 
O, doktora yaptığınız bölümü A'dan Z'ye ezbere bilmeniz demek! Sınavda C'den S'ye kadar çok iyi çalışırsınız ama ne varki size sadece A ve B'yi sorarlar, artık şansınıza küsün bir dahaki döneme, peki benim bilimsel hazırlıklarım, tez konum, tez yazma metodum, kullanacağım kaynakların özellikleri peki? Onlar önemli değil! Önemli olan A'dan Z'ye ezberlemek! Bu arada değil tez yazmaya hayata tamamen küsmüşte olabilirsiniz, pes etmeyin! Bir dahaki döneme ya da bir dahaki döneme yine girin.. 

Tebrikler kazandınız! Bir bölümün konularını A'dan Z'ye bilmek bir insanın doğasına aykırıdır ama olsun bizim işimiz aykırı olmakla zaten, doktora teziyle değil. 
Sonra şunu yaz denilir ve başlarsınız yazmaya. Fakat bu öğrencinin tez yazma becerisi veya bilgisi var mıdır, hangi kaynakları neden kullanacaktır, hangi metodu izleyecektir, hangi can alıcı soruya cevap arayacaktır, bilimsel yazılarda kurallar nasıl işlenir, bilim dünyasına yeni ne keşifte bulunacaktır, mesela aslında La Fontaine kimsenin bilmediği bir şemsiye tamircisi miydi gibi absürd keşifler işe yaramaz. Önemli olan sınav ve yıllar sürecek olan tez yazma işlemi ki bunların birçoğu gelişmiş ülkelerin eğitim standartlarında çoktan sınıfta kalacak seviyede ilerler.

Gerçekten gelişmiş ülkeler demişken, peki onlarda nasıl ilerler? Onlarda ya ülkenin resmi dilini veya ingilizceyi bilmeniz gerekir pek tabii, ondan sonra kendinize daha önce hiç yapılmamış projenizle büyüleyecek bir prof. bulmalısınız. Bu kadar! Gerisi çok fazla yoktur olsada önemli değildir.

Bugün bizde doktora bu aşamada ilerliyorsa ilkokul çocuklarının derslerindeki eksiklikleri, tezatları, saçma sapan ödevleri çok görmemek gerekir, sonuçta o öğretmeni eğiten doktora öğrencisi de bu şekilde yol alıyor, eğitim sistemimize yeni, parlak, mantıklı, eğitici, eğlendirici..vs.. ne gelebilirki? 

Ilkokul öğrencisi demişken, bu arada yetişkinler bile ilkokul 3. Sınıf öğrencisinin ödevlerini çözemezken, çocuklarımızdan çok şey beklememek lazım.
Halbuki bu yuvarlağa kaç tane kurbağa çizebilirsin sorusunu ilkokul 3. Sınıf öğrencisine matematik sorusu olarak soran Almanya, bugün VW, BMW, Audi, Mercedes ve onlarca dünyaca tanınmış markanın sahibi nasıl olabiliyor?
Gereksiz birçok bilgiyi küçük yaşta öğrenciye yükleyerek, eğlendirici ve öğretici bir eğitim sistemi sunmayarak ve bilime yenilikler getirecek olan akademisyen yetiştirmek yerine onu da ezbere boğarak biz nerede yanlış yapıyoruz diye sormamalıyız!

Ama üzülmeyin, tüm Ortadoğu da eğitim sistemi bu ezberciliğe dayanır. Batı hiçbir zaman yenilikler keşfeden, bulan projeye dönüştüren ve üretip kendisine de satan bir Doğu istemez! İstemiyor diye biz de böyle ilerlemeye devam mı edeceğiz? Artık bir yerden başlayalım ilk önce ilkokul çocuklarımızdan lütfen.

PS: Burada Ingilizce eğitimimizin kalitesinden ve ezberciliğinden, bir doktora öğrencisinin Yds'yi geçse bile kaç tane ingilizce bilimsel makale yazma yetisinden hiç bahsedilmemiştir daha.. Kaldı ki ingilizce eğitimi abluka altında olan, bildiğiniz Gazze şehrinde bile bizden daha iyi öğretiliyor. Gülmek serbest! Ağlayarak tabi..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Deniz Caner
Deniz Caner - 11 ay Önce

Elinize sağlık. Durumu iyi özetlemişsiniz.