Yıl 1994 idi.

Yine eskimeyecek eskilerin deyimiyle “ Kader ağlarını örmüştü…”

Deyim yerinde ise , “ farz-ı mahal ” eğer DSP seçime girmese ve rakiplerinizden birisiyle anlaşmış olsaydı, sonuç bambaşka olurdu.

Böyle bir şey olmadı. Çünkü; Yüce Rabb’im, sizin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmanızı dilemişti…

Ve bu aziz millet, her zaman olduğu gibi doğru olanda birleşmiş, tercihini sizden yana yapmış ve oyunu sizin için kullanmıştı. Ve artık İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydınız…

Selefiniz olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, sanırım o zaman kadar İstanbul’da Belediye Başkanlığı yapmış olan en beceriksiz kişiydi.

Laftan başka bir şey üretmeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının size bıraktığı ikisi büyük, birisi küçük ama hepsi de sosyal bakımdan çok önemli olan üç problem vardı…

Dünyanın bu en güzel şehri çöp yığınlarına teslim edilmişti ve musluklarından günlerce su akmıyordu.

Küçük ama sosyal bakımdan diğerleri kadar önemli olanı ise, Çamlıca Tepesi dâhil, Belediyenin sosyal tesislerinden sadece belli kesimin ve Milleti küçümseyen insanları yararlanabiliyordu.

Öncelikle sosyal tesisleri halkın her kesimine açarak gönüllerde taht kurdunuz. Oturduğunuz bu gönül tahtından milletin dertlerine çare üretmeye başladınız.

Çöpü kaldırdınız, suyu akıttınız…

Sonra sırasıyla dünyanın bu en güzel şehrinin diğer problemleri çözdünüz…

Şehrin problemlerini çözdükçe sevildiniz ve hem ününüz, hem sevginiz bütün Türkiye’ye yayıldı.

Çünkü İstanbulda ülkemizin her ailesinden bir aile mutlaka vardı…

Ve bundan sonrası malum:

Siz istediniz,bu millet verdi…

Girdiğiniz her seçimden galip çıktınız…

Genel Seçimler, yerel seçimler, referandumlar, Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve son : Referandum.

Şimdi de bir ilki daha gerçekleştirdiniz ve Cumhurbaşkanı olarak parti başkanı oldunuz…

Bundan sonra, bu aziz ve kadirşinas Milletimizin sizi görevlendireceği son bir makam kaldı :…

O da , Türkiye Cumhuriyeti Devlet ve Hükümet Başkanı…

- Yüce Rabb’imiz, sağlık ve sıhhatini inşallah esirgemez de iyi çalışırsanız, milletin nabzını iyi tutarsanız… Olağanüstü Kongrede söylediğiniz gibi “mütevazı” olursanız…

- İşi ,gerek Partide ve gerekse Devlette mutlaka ehline verirseniz…

- Partinizin ismine koyduğunuz gibi adil olursanız…

- FETÖ fitnesi nedeniyle, zor olduğunu bilmeme rağmen yine de mağdur edilen bir kişi bile olsa, o mağdur bir kişiyi bile bulup haklarını iade ederseniz ve ondan helallik dilerseniz. Çünkü Siz :" DİCLE KENARINDA BİR KUZUYU KURT KAPSA ; HESABI ÖMER'DEN SORULUR.." diyen bir büyük adalet ve ahlâk kültüründen geliyorsunuz ve hattâ bu kültürün temsilcisisiniz.

Bu yoldan taviz vermediğiniz ve sıkı sıkıya bağlı kaldığınız müddetçe Güçlü Türkiye’nin Güçlü Devlet ve Hükûmet Başkanı olmaya devam edersiniz. Zira ; bu vefalı ve kadirşinas Millet sizi, en az 20 yıl daha isteseniz de emekli etmeyecektir

Allah (cc.), yolunuzu ve bahtınızı açık eylesin inşallah…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Belalı deli 3 hafta önce

Allah uzun ömür versin o bize çok lazım artık emeklilik ona cennetini vererek nasip edecek rabbim inşallah şayet reis bırakırsa ne olur vatanın ümmetin durumu düşünmek bile ürkütücü ALLAH REİSE UZUN ÖMÜR VERSİN