ZİHNİMİZE VURULAN PRANGALARDAN KURTULUYORUZ

Bakanlığımızın tanıtmış olduğu yeni müfredat hayırlı uğurlu olsun. Görünen o ki; daha şimdiden birilerinin kuyruğuna basmış. Birileri işin başında müfredatı sulandırmanın peşine düşmüş.  Lakin Müfredatın eksiklerini bulup, bunun hakkında değerlendirme yapanları gördükçe, duydukça, okudukça; gayet başarılı ve eksiklikleri de olsa milli kültürümüze uygun bir müfredat olduğunu anlamak hiç de zor değil.

Genellikle Avrupa ağzıyla konuşan, İslam’a mesafeli kesimlerin yanlış bulduğu müfredat olmuş. Müslüman bir ülkede yaşadığını unuturcasına; hunharca ve yanlış bilgilerle eleştiriler getirilmiş. Yani bu duruma bakarak bile müfredat tam isabet olmuş diyebiliriz. Gerçekten bu eleştirileri görünce çok geç kalmışız dedim. Gayrı bundan sonra bu müfredattaki olumlu ve manevi değerleri yüksek yanları geliştirmenin ve daha ileriye taşımanın üzerine çalışmalıyız.

Peki, yeni müfredatta değişimi sağlayacak bizim çocuklarımızı, zihnindeki prangalardan kurtaracak dikkat çeken değişiklikler nelerdir?

Birincisi; milletimizi özüne döndürecek, tüm kutuplaşmalardan uzaklaştıracak, hoşgörünün hakim olduğu ve ötekileştirmenin olmadığı, İslami kimliğin daha ön plana çıkarıldığını görmekteyiz.  Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde Peygamber Efendimiz’in hayatı bütüncül ve derinlemesine öğrenilerek, sevdirilerek ve sahabelerin hayatları örnek alınarak İslamiyet’i yaşayan ve yaşatan gençlerin yetişmesine büyük katkı sunacaktır.  Ayrıca dini bayramlarımıza daha fazla önem verilmesi saygı, sevgi ve birliktelik kavramına katkı sunacaktır. Başka dinlerin bayramlarının, yılbaşı gibi absürtlüklerin kutlanmaması gerektiği üstü örtülü bir şekilde ifade edilmiştir. İnşallah uygulayıcılar bundan sonra okullarda yılbaşı hazırlığı yapmazlar…

Değerler eğitimi daha aktif hale getirilmiştir. Bu konuda daha fazla verim almak için ders kitaplarına değerler eğitimi tema olarak girmiştir. Tavsiye olarak hikaye kitaplarının da hazırlanması çok faydalı olacaktır. Özellikle hayata başlangıcın ilk adımı olan ilkokullara hikaye kitapları gönderilmelidir. Avrupai tarzda olmayan, içinde gizliden gizliye ahlaksızlık aşılayan içeriklerle dolu hikaye kitapları imha edilerek, kendi kültürümüzü yansıtan insanların, kanaat önderlerinin, alimlerimizin adaletin timsali Hz. Ömerler’in hayatları, sınıf seviyelerine göre hazırlanıp okullara gönderilmesi uygulayıcıları işini kolaylaştıracak öğrenicilerin ise keyifle okumasına katkı sunacaktır. Okumayı severken vatan ve dini mübini İslam sevgisi gönüllere nakşedilecektir. Video ve materyallerin olacağı, bunların etkin bir şekilde kullanılacağı dile getirilirken; dolu dolu içeriklerle her okula bu aktivite materyallerinin eksiksiz ve tam olarak gönderilmesi ayrı önem arz etmektedir.

DEAŞ ve benzeri terör örgütleriyle kirletilmeye çalışılan ‘cihad’ kavramının müfredata girmesi İslam’ın paklığını, cihad kavramının savaşla sınırlı olmadığını, yanlış kişilerden, cihadın öğrenilmeyeceği noktasında olumlu bir gelişme olacaktır.

Tüm toplumun önemsenerek Öğretmenlerden ve tüm halktan görüşler alınması kucaklayıcı olacağını ortaya koymuştur. Alınan bu görüşlerin kesinlikle dikkate alınacağı belirtilmiştir.

İlkokullarda ise genellikle sadeleştirilmeye gidilerek gereksiz bilgiler ayıklanmıştır. Ve özellikle benim çok üzerinde durduğum sorumluluklarını bilen, öz güveni yüksek, çevresiyle uyumlu, millî, manevi ve evrensel değerlerle donanımlı, görüş ve tezlerini gerekçe ve kanıtlarla destekleyerek yazılı ve sözlü olarak ifade edebilen, okuduğunu anlayan eleştirel yaklaşımla yaşamından keyif alan okumaktan keyif alan ve buna bağlı olarak karşılaştığı bir durumda inisiyatif alabilen bir nesil yetiştirmek düsturu merkeze alınması beni bir hayli mutlu etmiştir. Eminim ki bu ülkenin büyük çoğunluğunu da memnun edecektir.

Evrim teorisini bir saçmalık olduğu kanıtlanmışken, kitaplarımızda bununla ilgili bilgilerin bulunması nahoş bir durum olduğu görülmüş ve ders kitaplarından Darwin’in kökü kazınmıştır. Fen bilimleri uzmanları bu konuda daha detaylı inceleme yaparlarsa, onlarda bunun çok iyi bir yaklaşım olduğunu göreceklerdir.

İsmet İnönü gibi İslam’a ve bu milletin değerlerine her daim karşı olmuş birinin çıkartılıp, yıllarca gizlenen kutlaması yaptırılmayan, unutturulan Kut-ül Amare zaferinin müfredatta yerini alması, vatan sevgimizi ve insanlarına olan; aşkımızı, şevkimizi, heyecanımızı artırmıştır.

15 temmuz darbe girişimin ders kitaplarına girmesi, yaşayarak görmüş olduğumuz bir girişim olması münasebetiyle kitaplarda yer alması; vatan, millet sevgisini daha kalıcı hale getirmek için muazzam olmuştur.

Özetle; Evlatlarımızı modern ve ileri çağlara göre ama özellikle manevi değerlerimize bağlı olarak yetiştirmenin temeli atılmış olup; bundan sonra söz, öğretmen ve öğrencilerin gayretine kalmıştır. Allah hayırlı eylesin selametle.

YORUM EKLE